“Bugün, kimi yayınevlerinin Avrupa’nın klasikleşmiş kitaplarını İslamileştirmek için başvurdukları sahteciliği bir kez daha ele alacağım.
Artık yazınsal çeviri (edebi tercüme) sanatı bilim sayılıyor. Çeviribilimde kimileri çevirmenin çevirdiği metni babasının malı gibi kullanma hakkı olduğunu düşünüyor. Onlara göre çevirmen özgün metni kısaltabilir, ona ekler yapabilir, hatta o metinden hareketle bir başka metin üretebilir, uyarlayabilir (adapte edebilir). Kendi amacına uygun bir metin üretebilir.
Ancak yaptığı bu işlemler konusunda okuru bilgilendirmesi ve nedenini açıklaması gerekir. Etik açıdan böyle düşünüyorlar.
Açıkça söylemek gerekirse, epeyce kitap çevirmiş biri olarak böyle bir yöntemi kabul edemem. Kitaplarımın bu türden bir çevirmen tarafından çevrilmesine de izin veremem. Zaten yayınlanmadan önce aylarca kontrol ederim çevirileri. Çevirmene sınırsız özgürlük tanıyanlar, kitapların yazarlarının telif haklarını akıllarına getirmiyorlar. Aklı başında hiçbir gerçek yazarın böyle bir uygulamaya izin vereceğini sanmam.
Geriye ölü yazarlar kalıyor ki onlar da ölümlerinden sonra 70 yıl koruma altındalar. Özgürlükçü çeviri yandaşlarının ve İslamcı mütercimlerin, koruma altında olmayan metinleri de babalarının malı gibi kullanabileceklerini sanmıyorum. Çünkü yazarın mensup olduğu ülkeler, ulusal zenginliklerini, kültür hazinelerini korumak için engel çıkartabilirler.
İslamcı televizyonlar, Darwin’in evrim teorisini yansıtan bütün yabancı belgeselleri, seslendirme metinlerini İslamileştirerek yayınlıyorlar.”
Hürriyet, Özdemir İnce, Helal Sahtecilik, 17 Ekim 2006 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/5270593.asp?yazarid=72
Bir Yorum
Paylaşımınız için çok tesekkurler.