Bilim Teknik 20.10.2006
Amerikalılar yaşam sürelerine göre 8 gruba ayrılıyor
ABD’de ortalama ömür, ırk farklılığı, bölge ve sosyoekonomik durum gibi çeşitli etmenlere bağlı olarak değişiyor.
Amerikan milliyetçiliğine ilham kaynağı olan Sadakat Yemini, “Tanrının koruyuculuğu altında tek bir ulus bölünmez, özgür ve adildir.” ifadesi ile biter.
Ama gerçekler ABD’nin tek bir ulus anlayışından çok uzak olduğunu gösterir. Yeni yapılan sağlık çeşitliliği analizi, aslında sekiz tane Amerika olduğunu gösteriyor. Hatta bu Amerikalardan birkaçı küresel süper güç olmaktan çok gelişmekte olan ülkeleri andırıyor.
ABD’de ortalama ömür, ırk farklılığı ve sosyoekonomik durum gibi çeşitli etmenlere bağlı olarak değişiyor. Harward School Halk Sağlığı araştırmacılarından Majid Ezzati ‘yi izleyen diğer araştırmacılar, ortalama ömrün coğrafi konuma göre de değişebilirliği üzerinde duruyorlar. Eyaletlerdeki ölüm kayıtlarını inceleyen bilim adamları, gelir düzeylerine, yaşadıkları bölgelere ve ırklarına göre Amerikalıları 8′e ayırıyor. Bazı gruplar ise yaşadıkları küçük bölgelerle sınırlandırılıyor (batı eyaletlerinde yaşayan Amerikalılar gibi). Orta Amerika olarak nitelendirilen gruplar (genellikle açık tenli, sağlıklı ve zengin kesim) ise nüfusun büyük bir çoğunluğunu oluşturuyor.
ORTALAMA YAŞAM
Amerika’da ortalama yaşam süresi açısından ciddi farklılıklar var. 2001′de yapılan bir araştırmaya göre, Amerikalı zenci erkeklerin ortalama ömrü 68.7′dir. Halbuki Asyalı kadınların ortalama ömrü 86.7′dir.
Uluslararası karşılaştırmalar ülkedeki bu farklılık tablosunu daha da güçlendiriyor. Ezzati’nin araştırmaları ülkenin güneyinde kırsal kesimlerde yaşayan 15-44 yaş arası erkek zenciler ile 45-64 yaş arası erkek zencilerde ölüm olasılığının yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Bu bölgede yaşayan zenciler, zengin bir ülkede yaşayan zencilerden çok gelişmekte olan ülkelerdeki zencileri andırıyor.
Öte yandan Asyalıların ve Orta Amerikalıların ortalama ömrü İngilizlerin ve Japonların ortalama ömürleriyle benzerlik gösteriyor.
Gelir düzeyi ve sağlık imkânları ortalama ömür değişimini açıklar. Bu açıdan baktığımızda, yine kuzey düzlüklerinde yaşayan beyazların, Mississippi vadisinde ve Appalachia’da yaşayan halk gibi uzun ömürlü olduklarını öğreniriz.
DÜŞÜK GELİR VE SAĞLIK
Politik muhafazakârlar bu sonuçlardan yola çıkarak, yoksul kesimin refah ve sağlık düzeyini yükseltebilmek için yüksek kazançlı kesimden daha çok vergi alınması gerektiğini savunuyor. Ezzatti, bu durumun yanlış yorumlanabileceğini belirtiyor ve sosyoekonomik etmenlerin önemli olmadığını söylemeye çalışmıyoruz, diyor. Gerçekten de baktığımızda, düşük gelir düzeyi ile sağlığın kötüye gitmesi arasında doğru bir orantı olduğunu görürüz.
Ezzati yaralanmalardan, obezitenin, alkolün ve sigaranın neden olduğu kalp ve damar hastalıklarına kadar, gruplarda erken yaşta ölüme yol açan etmenleri inceliyor ve bu gruplarda dönüşümü sağlamayı hedefleyen halk sağlığı kampanyalarının ortalama ömrü arttırabileceğine inanıyor.
Diğer uzmanlar ise bu kampanyaların yeterli olmayacağını, yüksek risk altında olan bölgelerde ekonomik gelişmenin yaşanmasının şart olduğunu belirtiyorlar.
Kaynak: Eylül 2006/ NewScientist; Çeviren: Sezen Burcu Er
(*) Bu başlığı biz koyduk. (dia-mat)